e ticaret siteleri

Neden mi E-ticaret Yapmalıyız?
Son zamanlarda e-ticaret girişimcileri iyice ortalığa çıkmaya başladı. Kuşkusuz alışveriş alışkanlıklarının değişmeye başlaması bunun en büyük sebebi. Rakamlar gösteriyor ki, Türkiye’de her haneye internet giriyor. Aynı zaman akıllı teknolojilerin gelişmiş olması ve sosyal medya gibi iyice bizi interneti kullanmaya zorlayan yenilikler ve girişimler, internete güven konusunda da kaygısız bir neslin doğmasına neden oluyor. Tüm bu gelişmeleri düşündüğümüzde alışverişin internet üzerinden yapılmaya başlaması bir rastlantı değil. Elbette ürün çeşitliliği ve fiziksel mağazalardaki fiyatlardan daha cazip olması gibi sebepler de, alışveriş alışkanlığımızı sanal aleme taşımamızın sebepleri içerisinde sayılabilir.
Türkiye dünya e-ticaret büyüme ortalamasını ikiye katlamış durumda. E-ticaret sektöründe yüzde 38 civarında bir büyüme potansiyeline sahip olan ülkemiz, dışarıdan da e-ticaret girişimcililerinin ülkemize yatırım yapmalarını sağlıyor. Ama bu konuda sanırım yerli girişimciler henüz ortalığa çıkma veya çıkmama konusunda kararsızlar. Yine de yerli girişim olarak karşımıza çıkan kaliteli e ticaret fiyatları mevcut ama yenilerin ortaya çıkmaması için hiçbir sebep yok. Bunun gerçekleşmesi için Etid ve diğer kurumlar teşvikleriyle ortaya çıkıyorlar. Özellikle KOBİ gibi firmaların kendilerini internete entegre etmeleri için büyük teşvik ve destekler var. Bunun KOBİ gibi firmalara sağladığı faydalar var tabi. Öncelikle daha geniş bir ticaret havuzunda müşteri kovalayabilecekler. Büyümelerine ilaç olacak bir yatırım yapmış olacaklar. Ayrıca finansman veya bütçe ayırma konularında çokta para harcamalarına gerek yok.
Elbette yeni girişim olarak webticaret e-ticaret yapmak isteyenlerin de büyük imkanlara ve fırsatlara tanıyor. Sadece bu girişim cesaretini göstermek yeterli. E-ticaretin Paketleri toplam ticaret içerisinde ki payı her ne kadar yüzde 1,2 gibi ufak bir rakammış gibi gözükse de, yukarıda yazdığım büyüme oranı ve büyük bir potansiyel, bu pastadan yeni girişimcilerin de pay almasını sağlayacak niteliktedir. Doğru kararlar vererek, en iyi altyapı sistemini sunan ajanslardan e-ticaret programlama ve tasarım hizmeti alınması gerekir. Doğru kurulan e-ticaret altyapısı sayesinde başarı sağlamak kolay olacaktır. SEO altyapısından, ödeme ve kampanya sistemleri gibi önemli özeliklerin doğru çalışması ve yeterli olması gerekir. Bunu sağlamak adına doğru ajanslardan destek almayı asla unutmayın!

Anne bebek ürünleri , Bebek tekstil ürünleri , Bebek arabası


Anne bebek ürünleri piyasada müşterilerin belki de en çok aklını karıştıran pazarı oluşturur. Hem fiyatları kimi zaman dudak uçuklatır, hem de kalitesi ve sağlık koşulları düşündürücü olur.

Buna artık bir son veriliyor! Bebek tekstil ürünleri başta olmak üzere anne ve bebeği için akla gelen hemen her ürünün satışa sunulduğu Önce Bebek, hem kaliteyi, hem de uygun fiyatı ayağınıza getiriyor.

Bebek arabası, banyo malzemeleri, mamalar, eğitici ve eğlendiren oyuncaklar, emzirme ürünleri, bebek bakım çantaları ve çok daha fazlası en cazip ödeme seçenekleriyle Önce Bebek’te. Siz de kendiniz ve bebeğiniz için doğru bir adres arıyorsanız, hemen buraya bakmanızı öneriyoruz…

Bir cok müşterilerimizin müşteri memnuniyetini kazanmiş bir şekilde devam ederek kalitemizi ortaya koymuş bir firma olarak yolumuza devam etmekteyizdir. Satmiş oldugumuz ürünler her zaman garanti kapsaminda olmaktadir. Ve herhangi bir sorun ile karşılaşmanız durumunda telefon ile irtibat kurarak yardımcı olmaktayizdir. Daha detayli bilgi istiyorsaniz eğerki sitemizi ziyaret ederek daha detayli bilgilere sahip ola bilirsiniz. Saygılarımızla
http://oncebebek.com

İç giyim , Korse , toparlayıcı sütyen


İç giyim denildiğinde dikkate almanız gereken yeni bir kaynağınız var artık: Baki İç Giyim…

Eskişehir’deki üç mağazası dışında tüm Türkiye’ye kargoyla ürün gönderimi yapan Baki İç Giyim, tayt, patik, erkek slip ve boxer gibi onlarca ürünü beğeninize sunuyor. Bununla da kalmayarak bayanların en çok dikkat ettiği; ancak doğru ürünü bulamadığı korse seçeneklerini de sunuyor. Ayrıca benzer sitelerde ya hiç olmayan ya da seçenek sayısı bir hayli düşük olan toparlayıcı sutyen konusunda da müşterilerine geniş bir yelpazeden teklif veriyor.

Kadın, erkek herkese hitap eden, kaliteli ve hesaplı ürünleriyle Baki İç Giyim, aradığınızı bulacağınız doğru adresiniz.. Bununlada bitmeyip bayanlarin en cok tercih ettiği iç giyimler sizlerin satışına sunulmaktadir. Ürünlerin kaliteli olmasindan dolayi en cok tercih edilen ürünler arasinda yer alamaktadir

Neredeyse bir çok müşterilerimizin müşteri memnuniyetini kazanmiş bir firma olarak yolumuza devam etmekteyizdir. Satmiş oldugumuz ürünler her zaman müşterilerin memnuniyetini kazanmiş bulunmaktadir. Önde gelen firmalar olarak yerimizi koruyup daha kaliteli ürünleri sizlere sunmaktayizdir. Daha detayli bilgi istiyorsaniz eğerki sitemizi ziyaret ederek daha detayli bilgilere sahip ola bilirsiniz Saygılarımızla

http://www.bakiicgiyim.com

güvenilir bahis bloğu , blog maçları , iddaadan garanti kazanmak

Bahsime Güven, güvenilir bahis bloğu arayanlar için en ideal seçeneklerden biri. Neden mi? Yazımızın devamını okuyunca çok daha iyi anlayacaksınız…

İddaadan garanti kazanmak birçoğumuz için hep istenilen, ama nadiren başarılan bir şey. İşte Bahsime Güven de tam bu noktada devreye giriyor. Minimum riskle kesin kazanmanızı öngörüyor. Böylece kazanç oranınız düşükte olsa, kaybetme durumunuz olmuyor. Her iki takımın önceki maçları, diğer takımlarla maçları, maç yeri, hava durumu, zemin şartları, kartlı oyuncular, sakatlar ve maç dışı olanlar… Hepsi birlikte ele alınıp ayrıntılı bir analize giriyor ve sunulan oranların da etkisiyle garanti şekilde kazanabilmenin yolu gösteriliyor.

Blog maçları içinde belki de en güvenilir adres Bahsime Güven. Ücretsiz olarak yararlanabileceğiniz bloğa hemen girip göz atabilir ve sonraki kuponunuz için sağlam tüyolardan yararlanabilirsiniz…

http://bahsimeguven.com

hd film izle, film izle, erotik film izle


HD Film İzleme Kalitesi
Sitemizde bulunan birçok ödüllü filmler sitemizin içeriğinde bulunmaktadır. Kullanıcılarımıza daha net bir hizmet vermek için kaliteyi elden bırakmamaktayız. Sizlerin daha kaliteli bir izleme oranına sahip olmanız için web sitemizin tabanını daha fazla güçlendirerek net görüntü sağlayan full HD film izle seçenciğini donmalar olmadan izlemektedir. Aramış olduğunuz filmi arama motorundaki sorgulama sonucunda site kalitesinden dolayı üst sıralarda bulunmaktayız.

Birçok kaliteli ve favori siteleri arasında girmeye aday olan sitemizin içerisinde bulunan güncel filmleri sitemize ekleyerek sürekli güncel tutma çabasındayız. Eğer sizlerde online erotik film izle seçeneğini seven kullanıcılardan iseniz kaliteli filmleri takip edenlerden ve bu filmleri izledikten sonra yorum yapmayı sevenlerden iseniz tam sizin kullanabileceğiniz bir sitedir.

Sitemizde yeni bir uygulama olarak ta kullanıcılarımızın karşısına çıkmaktayız. Bu özellik ise birçok kullanıcımızın hoşuna gidecek gibi gözükmektedir. Sitemizde seçmiş oldukları bir filmi hangi kalitede izlemek isterler ise o kaliteye herhangi bir çıkış ve yenileme yapmadan onu izleyebilirler. HD bir filmi isterlerse ekran üzerinden seçenekleri tıklayarak seçim yapabilirler.

HD film izle , erotik film izle , Film izle


HD film izlemek için reklamlarla sizi boğmayan, ses ve görüntü kalitesiyle sizi üzmeyen, arşiviyle zengin bir içerik sunan Film Türkçe İzle, onlarca kategoride yüzlerce filmi beğeninize sunuyor…

Film izlemek için artık onlarca site arasında dolaşmanıza gerek yok. İster erotik film izleyin, isterseniz komedi… İster aksiyon, ister gerilim… Hemen Film Türkçe İzle’ye girin ve ruh halinize en uygun kategoriyi seçip yüzlerce film arasında tercih yapın…

Yıllara göre de sıralayabildiğiniz filmler hakkında hazırlanan künyeler, özetler dışında siz de yorumlarınızda görüşlerinizi belirtebilir ve iletişime geçerek istediğiniz filmleri iletebilirsiniz.

Neredeyse bir cok kişiler film izlerken keyifli dakikalar geçire bilmektedir. Ailenizle birlikte gönül rahatlığı ile hiç sıkılmadan kesintisiz bir şekilde film izleye bilirsiniz. daha detayli bilgiler için sitemizi ziyaret ede bilirsiniz

Keyifli seyirler…

Mavi Marmara gemisinde keşif kararı

Gazze’ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine, Akdeniz’in uluslararası sularında düzenlenen saldırıya ilişkin dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Rau Aluf Gabiel Ashknazi’nin de aralarında yer aldığı 4 sanığın yargılandığı davada, gemide keşif yapılmasına karar verildi.

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti ara kararını açıkladı.

Mahkeme, saldırıya uğrayan dava konusu Mavi Marmara isimli gemide, emniyetten tespit edilecek bir bilirkişi, davanın mağdurları ve mahkeme heyetinin katılımıyla keşif incelemesi yapılmasını kararlaştırdı.

İnceleme 25 Mayıs’ta, geminin hazır edileceği İstanbul’da gerçekleştirilecek.

Duruşma 2 Haziran’a ertelendi

Gazze’ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine, Akdeniz’in uluslararası sularında düzenlenen saldırıya ilişkin dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Rau Aluf Gabiel Ashknazi’nin de aralarında yer aldığı 4 sanığın yargılandığı davanın bir sonraki duruşması, 2 Haziran’da yapılacak.

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, duruşmada, avukatların taleplerini aldıktan sonra ara kararını açıkladı.

Sanıklar hakkında gıyabi tutuklama kararı verildiğini, kırmızı bülten çıkarılması talebinde bulunulduğunu ve ilgili birimlere gönderildiğini hatırlatan heyet, kırmızı bültenin akıbetinin Adalet Bakanlığı’ndan sorulmasına hükmetti.

Heyet, 2 gün süren duruşmada ifadeleri alınan 19 yabancı uyruklu mağdurun, suçtan zarar görme ihtimalleri nedeniyle davaya katılma taleplerini kabul etti.

Haklarında gıyabi tutuklama kararı verilen sanıkların bu hallerinin devamına hükmeden heyet, mağdurlardan Özlem Şahin Ermiş’in avukatının “Müvekkilinin telefonlarının dilekçede sözünü ettiği oluşum tarafından dinlenip dinlenilmediği, dinlemelerin İsrail devletine sızdırılıp sızdırılmadığına ilişkin kamu kurumlarına yazı yazılarak sorulması” talebini davayla ilgisi bulunulmadığı gerekçesiyle reddetti.

Keşif yapılması talepleri kabul eden heyet, gemideki keşfin 25 Mayıs’ta kameraya alınarak yapılması, keşif mahallinde mağdurların hazır edilmesi, keşif ile ilgili konularda dinlenilmeleri, olay yerinde inceleme uzmanı olan bir emniyet görevlisinin bilirkişi olarak atanmasını kararlaştırdı.

Heyet, duruşmayı 2 Haziran’a erteledi.

Adliye önünde açıklama

Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan avukat Uğur Söylemez, sanıklar hakkında kırmızı bültenle aranması talebine ilişkin kararın çıkartıldığını anımsatarak, ”Bugün, süreci devam ettiriyoruz. Mahkemeden bütün bu suçların yapıldığı gemide keşif yapılmasını ve kırmızı bültenle ilgili kararı uygulamayan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmasını talep ettik” dedi.

Mahkemenin taleplerini kabul ederek, 25 Mayıs’ta gemide keşif yapılmasına karar verdiğini belirten Söylemez, şunları kaydetti:

”Yine Adalet Bakanlığı’ndan kırmızı bültenle ilgili müzekkere yazılarak akıbetinin sorulmasını noktasında kararını verdi. Biz Mavi Marmara gemisi mağdurları adına bu davaların arkasındayız. Gerek Türkiye’de gerekse uluslararası mecralarda İsrail’in yargılanması ile ilgili çabalarımızı devam ettiriyoruz. Bu bir adalet ve hak arayışıdır. İnsanlığın vicdanı olarak yola çıkan Mavi Marmara gemisi, yine insanlığın vicdanını temsil eden adaletle taçlanacaktır. Bu sorumlular hak ettiği cezayı bulacaklardır.”

Bir gazetecinin geminin şu an nerede olduğunu sorması üzerine Uğur Söylemez, ”Geminin Samsun’da bir dizi faaliyetle ilgili yolculuğu var. Fakat keşif zamanında, İstanbul’da gümrüklü bir sahada, mahkemenin incelemesi için gemiyi temin edeceğiz” diye konuştu.

Avukat Uğur Söylemez, ”Siz ayrıca suç duyurusunda bulunacak mısınız?” sorusuna ”Mahkeme müzekkere yazılmasına karar verdi. Direkt suç duyurusu talebimizi almadı. Biz de bakanlığa yazılan yazının cevabı bekleyeceğiz. Olumlu bir gelişme olmazsa o zaman ayrıca bir suç duyurusunda bulunmayı düşünüyoruz” karşılığını verdi.
 

(AA)

.

İlk bilim ataşesi Berlin’e atanacak

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “İlk bilim ataşesini önümüzdeki günlerde Berlin’e atayacağız. Bilim ataşesi aracılığıyla Türk-Alman bilim ilişkilerini daha resmi düzeyde ve daha derinlikli olarak yürüteceğiz” dedi.

Işık, Meyra Palace Otel’de düzenlenen “Türk-Alman Bilim Yılı Kapanış Töreni”nde yaptığı konuşmada, 23 Ocak 2014’te Berlin’de imzalanan Ortak Niyet Beyanı ve “Bilim Halkları Birleştiriyor” sloganıyla başlatılan Türk-Alman Eğitim, Araştırma ve Yenilik Yılı’nı sonlandırdıklarını söyledi.

Türk-Alman bilim ilişkileri açısından yeni bir ufkun başlangıcının yaşandığını belirten Işık, “Dolayısıyla aslında bir faaliyetin sonlandırılması iki ülke arasındaki yeni faaliyetlere verilen ivmenin de aynı zamanda başlangıcı olarak görülmelidir” ifadelerini kullandı.

Türkiye ile Almanya’nın bölgenin iki önemli ve büyük gücü olduğunu ifade eden Işık, iki ülke arasında ilişkileri stratejik noktaya taşıyan birçok neden bulunduğunu söyledi. Işık, şöyle devam etti:

“Bunların başında da Almanya’ya çok ciddi katkı sağlayan, Alman toplumuna çok ciddi dinamizm kazandırmış olan, oradaki 3 milyona yakın insanımız yer alıyor. Bu Türkiye ile Almanya arasındaki en temel kök. 3 milyon insanımız Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde gerçekten çok kilit rol oynuyor. Bugün Federal Parlamentoda temsil edilen değerli milletvekillerimiz, yerel eyalet parlamentolarında temsil edilen değerli temsilcilerimiz, Alman sivil toplum örgütlerinde çalışan pek çok Türk kökenli insanımız, Almanya’da özellikle sayıları artan ve Alman ekonomisine çok ciddi katkı sağlayan değerli müteşebbislerimiz aslında Türkiye ile Almanya arasındaki en önemli köprüler. “

Bir diğer köprünün de şirketler olduğuna işaret eden Işık, bugün Almanya’nın pek çok büyük şirketinin Türkiye’de son derece etkin ticari faaliyette bulunduğunu söyledi. Bunun Türkiye ekonomisine çok ciddi katkı sağladığına dikkati çeken Işık, bu şirketlerin Türkiye’deki faaliyetlerinin her geçen gün arttığını dile getirdi. Işık, “Biz de hükümet olarak bu şirketlerimizin Türkiye’de daha fazla yatırım yapması için, daha fazla üretim yapması için ve daha fazla AR-GE yapması için elimizden gelen tüm desteği veriyoruz” şeklinde konuştu.

‘Türkiye’de yabancı şirketlere önem ve destek veriyoruz’

Türkiye’nin özellikle AR-GE ve inovasyon anlamında geç kalmasına rağmen, devlet destekleri noktasında agresif davrandığını anlatan Işık, “Biraz geç kalmanın bu noktada getirdiği heyecanla Türkiye olarak biz gerek Türk şirketlerine gerek Türkiye’de faaliyette bulunan yabancı şirketlere çok önemli destekler ve önem veriyoruz. Arzu ediyoruz ki Türkiye açığını kapatsın” şeklinde konuştu.

Türk Alman Bilim Yılının gerek ikili ilişkilerin gelişmesinde gerekse araştırma ve bilim alanında önemli katkılar sağladığını ifade eden Işık, bu yılı iyi ve verimli değerlendirdiklerini söyledi. Bu çerçevede 200’ün üzerinde etkinlik yapıldığını, pek çok bilim insanının Almanya’ya gittiğini ve Türkiye’ye geldiğini, aradaki ilişkilerin güçlendiğini, araştırma merkezleri arasında daha güçlü bir işbirliği kurulduğunu anlatan Işık, üniversiteler arasındaki daha güçlü işbirliğinin oluştuğunu ve farkındalığın arttığını kaydetti. Işık, “Kritik teknolojilerle işbirliği yapma arzu ve isteği bu yıl ortaya koyulan etkinliklerle daha da arttı” dedi.

‘En fazla işbirliği Almanya ile yapıldı’

Işık, AB 7. Çerçeve Programı süresince desteklenen proje sayısı bakımından Türkiye’nin en fazla işbirliği yaptığı ülkenin 500 proje ile Almanya olduğuna işaret ederek, bilim ve araştırma ortaklıklarının, ülkeler arası ilişkilerin geliştirilmesinde katkı sağlayacağının farkında olarak gerekli adımları attıklarını ve atmaya devam edeceklerini söyledi.

Türkiye tarafından TÜBİTAK’ın ortak projelere ve ortak çalışmalara çok ciddi destek sağladığını anlatan Işık, yaklaşık bin 700 Türk ve Alman araştırmacının bu desteklerle bir araya geldiğini ifade etti.

Işık, bilim yılı içerisinde Türkiye’de Türk-Alman Üniversitesi açıldığını ve eğitime başladığını, Berlin’de de Bahçeşehir Üniversitesine ait bir kampüs kurulduğunu kaydetti.

Almanya’ya bilim ataşesi

Hükümet olarak 6 ülkeye bilim ataşesi atanması kararı aldıklarını hatırlatan Işık, “Bunlardan ilkini inşallah önümüzdeki günlerde Berlin’e atayacağız. Bilim ataşesi aracılığıyla Türk-Alman bilim ilişkilerini daha formal yapıda, daha resmi düzeyde ve daha derinlikli olarak yürüteceğiz” dedi.

Almanya’nın Ankara Büyükelçiliğinin girişimleriyle ilk yolculuğuna çıkan “Alman Bilim Otobüsü”nün 50 ortaokulu ziyaret ederek, 25 bine yakın öğrenciye ulaştığını belirten Işık, bunun öğrencilerin bilime olan ilgilerini artırmaya yönelik önemli bir çalışma olduğunu söyledi. Işık, Max Planck Bilim Tüneli Sergisini 1857 okuldan 27 bin 548 ilk ve orta öğretim, 10 bin üniversite öğrencisi, çok sayıda öğretmen ve vatandaşın ziyaret ettiğini, sergiyi yarın da Konya’da açacaklarını bildirdi.

‘Bilimsel ilişkileri birinci lige çıkarmayı istiyoruz’

TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak da Türkiye ile Almanya arasında hem tarihsel hem ekonomik köklü ilişkilerin bulunduğunu belirterek, buna bir bilim boyutunu da eklemek istediklerini söyledi. Altunbaşak, “Var olan bilimsel ilişkileri daha da yukarıya, birinci lige çıkarmayı istiyoruz” dedi.

Türkiye’nin son 10 senede araştırma geliştirme anlamında önemli gelişmeler kaydettiğini ifade eden Altunbaşak, AR-GE harcamalarının sabit fiyatlarla 2003 yılında 4 milyar liradan 15,5  milyar liraya yükseldiğini, GSYH içindeki payının da 0,48’den 0,95’e çıktığını bildirdi. AR-GE personelinin de 2003 yılında 38 bin iken, şu anda 113 bine ulaştığını ifade eden Altunbaşak, patent başvuru sayısının 10 yıl içinde 10 kat arttığını, tescillerde de 7 kat artış olduğunu kaydetti.

Bu alanda uluslararası ilişkilerde ortak çalışmaların önemli bir çarpan etkisi yarattığını anlatan Altunbaşak, TÜBİTAK destekli yurtdışına giden araştırmacıların sayısının da son 3 yılda 3 kat arttığını ifade etti. AB ile çalışmalarda Almanya’nın Türkiye’nin en büyük partneri olduğunu dile getiren Altunbaşak, bu işbirliği sürdürülebilir kılmanın çok önemli olduğunu sözlerine ekledi.

Alman Bakan Wanka

Almanya Eğitim ve Araştırma Bakanı Johanna Wanka ise bilim yılına ilginin büyük olduğunu ifade ederek “Bilim yılı kapanışı dememek lazım. Benim umudum, bu, Türkiye-Almanya arasındaki bilim adamlarının arasındaki ilişkilerin daha artmasına, yoğunlaşmasına neden olur” dedi.

Bilim yılı ile bilim, ekonomi araştırma alanında yeni köprülerin kurulduğunu anlatan Wanka, Türk ve Alman bilim adamlarının işbirliğini güçlendirmek,  bir üst seviyeye çıkartarak niteliklerini yükseltmek istediklerini kaydetti.

Konuşmaların ardından iki bakan, Türk-Alman Bilim Yılı sergisini gezerek projeler hakkında bilgi aldı.

(AA)

.

“Irak bir kez daha Sünni-Şii çatışmasını kaldıramaz”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Musul’da DAİŞ’e karşı yapılması planlanan operasyona ilişkin olarak, Türkiye’nin “ulusal muhafızlar”ın kurulmasına destek vereceğini söyledi.

Çavuşoğlu, Irak’ta bazı bölgelerde Sünnilere yönelik saldırılar olduğu yönünde bilgiler geldiğini belirterek, “Bu çok tehlikeli. Irak bir kez daha Sünni-Şii çatışmasını kaldıramaz. Mücadele DAİŞ’e karşı olmalı” dedi.

(AA)

.
 

“Şifa bulan eller, şifa veren elleri ziyaret edecek”

Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen “Şifa Veren Ele Vefa Projesi” kapsamında sağlık çalışanlarına yönelik şiddete dikkat çekmek amacıyla program düzenlendi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açılışını yaptığı programda, Bakan Müezzinoğlu ve Sağlık Bakanlığı üst düzey yöneticilerinin yanı sıra TBMM Sağlık Komisyonu üyeleri, TBMM’nin hekim milletvekilleri, 64 ilden şiddet mağduru 81 sağlık çalışanı, sağlıkta şiddet çalışmasını yapan Şiddet Araştırma Kurulu ile Sağlık İletişimi Bilimsel Kurulundan üyelerle, tüm illerden sağlık çalışanları yer aldı.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, programda yaptığı konuşmaya, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu’na teşekkür ederek başladı.  

Çok zor ancak onurlu olan tıp mesleğinin, her zaman fedakarlık gerektirdiğini belirten Müezzinoğlu, insanlığın varolduğu günden bugüne hekimlerin bilimsel gelişmeleri izleyerek yarınların daha sıkıntısız ve sağlıklı olabilmesi adına araştırmalar yaptığını, gelişmeleri takip ettiğini söyledi. Hekimlik mesleğinin 24 saat esaslı olduğunu vurgulayan Müezzinoğlu, “Hekimler kendileriyle ne kadar onur duysa azdır” ifadesini kullandı.

“İnsanlığın en onurlu mesleklerinden birini yapıyoruz” diyen Müezzinoğlu, mesleğin icrasında sıkıntı ve zorlukların yaşanabildiğini bildirdi. Müezzinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kendi yaşamımızın yarınlarına ait planlarımızda ve güven duygumuzda sorunlarımız var. Hizmeti sunduğumuz insanlara daha güçlü, daha saygın, daha iletişimi güçlü hizmeti sunmakta sorunlarımız var. Ama 12 yıldır AK Parti iktidarı döneminde de önündeki sorunları hızla azaltan ve hızla yeni hedeflere ve vizyonlara yürüyebilen anlayışımız var.

12 yıl önce mesleğe saygı sunumunda ve vatandaşımızın bu meslek mensuplarına ulaşımındaki farklılığı bugün çok daha çarpıcı görebiliyoruz. Bu anlamda kamuoyu ve değişik alanlarda yapılan araştırmalarda şunu görüyoruz. Vatandaşımızın sağlık hizmeti alımındaki memnuniyet yüzde 39’lardan yüzde 74’lerin üzerine çıktıysa burada birinci hak sahibi hekimlerimiz ve diğer sağlık çalışanlarımızdır. Bunu planlamakta ve organize etmekte tabii ki yöneticilerin ve siyasi iradenin önemli bir rolü var.”

“Şifa bulan eller, şifa veren elleri ziyaret edecek”

Müezzinoğlu, hekimlerin çalışmalarının maddi karşılığı olamayacak kadar büyük olduğunun altını çizerek, “Şubat ayı itibarıyla başladığımız ve bugün geldiğimiz noktada Türkiye genelinde 5 bin 400 yöneticimiz bin ayrı sağlık hizmeti almış 60 bini aşan eve ziyarete gitti” dedi.

Bu kişilerin arasında doğum yapanların, 112’den ve yoğun bakımdan hizmet alanların, ameliyat olanların, kronik vakaların bulunduğunu anlatan Müezzinoğlu, ziyaretlerin yaklaşık 45 gün içinde gerçekleştirildiğini dile getirdi.

Müezzinoğlu, “Buralarda gördüğümüz en büyük zenginlik, önce büyük orandaki memnuniyet ve teşekkürdür. ‘Allah, sizden razı olsun, bize şifa verdiniz’ olmuştur. Dolayısıyla şifa veren ellere olan memnuniyet, teşekkür ve dua bizim en büyük zenginliğimiz, geleceğe bakarken en büyük güvencemizdir. Yöneticilerimizin yakaladığı en büyük başarı da hizmet alanın gözüyle aksaklıkları görebilmektir” diye konuştu.

Daha iyi ve kaliteli hizmet sunumunun da sağlık çalışanları ile birlikte başarılabileceğinin altını çizen Müezzinoğlu, sağlık çalışanlarının maddi ve manevi anlamda yanında olduklarını ve yanlarında da olmaya devam edeceklerini belirtti.

Hekime ve sağlık çalışanına güveni daha iyi noktalara taşımakla sorumlu olduklarını vurgulayan Müezzinoğlu, “Yarından itibaren 14 Mart Tıp Bayramı gününü Sağlık Haftası olarak değerlendiriyoruz ve bu haftada şifa bulan eller, şifa veren elleri ziyaret edecek. İnşallah, 10 bin şifa bulmuş hastamız ve yakınları, aileleriyle birlikte onlara şifa dağıtan hekimlerimizi ve sağlık çalışanlarımızın evlerine teşekkür ziyaretlerine gidecek” açıklamasında bulundu.

Müezzinoğlu, “Önümüzdeki süreçlerde, hasta-hekim ve hasta-sağlık çalışanı ilişkilerini hem iletişim boyutuyla hem vefa boyutuyla dünyaya örnek olacak bir noktaya el birliğiyle taşıyacağız. Ben, bu anlamda Başbakanımıza ve saygıdeğer eşine, hekimlerin hem manen hem madden yanlarında güçlü durdukları için gönülden teşekkür ediyor, onları gönülden alkışlıyorum” dedi.

“Gönül ister ki toplumda şiddet sıfır olsun”

Sosyal ve ruhsal yönden sağlıklı olma halinde tüm dünyada sorunlar yaşandığını dile getiren Müezzinoğlu, şunları kaydetti:

“Gönül ister ki toplumda şiddet sıfır olsun. Ailede şiddet sıfır noktasında olsun. Sokakta, sağlık hizmetinde sıfır noktasında olsun. Ama ne yazık ki gerek ruhsal sorunlar gerekse sosyal yönden toplumsal sorunlar nedeniyle ne yazık ki son dönemde bizim yüreğimizi kanatan, vicdanımızı sızlatan şiddet olayları ile karşılaşıyoruz. Tüm fedakarlıkların, özverinin karşısında üzülüyoruz, zaman korkuyoruz zaman zaman da farklı farklı çözümler üretmek için projeler geliştirmeye çalışıyoruz.

Yasal düzenlemeleri olabildiğince daha iyi ve daha caydırıcı noktaya taşımak için önemli adımlar attık, atmaya devam edeceğiz. Biz, özverimizden, fedakarlığımızdan, bu ülkeye ve bu millete olan sorumluluklarımızdan asla uzak durmadan ama bize yanlış yapanlara da sıfır toleransla yaklaşımımızda da asla bir esneklik göstermeden adım adım çok daha iyi noktaya taşıyacağız. Çünkü bir hekime uzatılan el, yalnız bir bireyi rahatsız etmiyor, o hekimden hizmet alacak onlarca yüzlerce hastanın da mağduriyetine sebep oluyor.”

“Hükümet  olarak sağlıkta şiddet raporunu devamlı gündemde tutuyoruz”

Hükümet  olarak sağlıkta şiddet raporunu devamlı gündemde tuttuklarını ifade eden Müezzinoğlu, daha iyi ve dana güvenilir koşulların yaratılması için çalıştıklarını bildirdi.

Müezzinoğlu, “Mağdur olan ve şiddete uğrayan meslektaşlarımız da şunu çok iyi bilsinler ki, sadece Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı değil, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sağlıkta şiddete maruz kalanların manen ve madden yanındadır. Bu nedenle, yarınlara daha güçlü yürüyeceğimize inanıyorum. Bu ülkenin sağlık hizmeti sunumu, yalnız ülke insanına değil dünya insanlığına da örnek olacak dinamiklere sahiptir” dedi.  

Başbakan Davutoğlu’na destekleri için teşekkür eden Müezzinoğlu, “Hükümetimize ve TBMM’ye teşekkür ediyorum. Sağlıkla ilgili hangi konuyu gündeme getirsek, hep destek bulduk, daha iyisini yapma gayreti ve samimiyetini bulduk” diye konuştu.

“24 saatten 48 saate kadar gözaltı olabilecek”

Bakan Müezzinoğlu, programın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, “Sayın Başbakan, sağlık çalışanlarına şiddete yönelik bir durum olduğunda 24 saatten 48 saate kadar gözaltı olabileceğini söyledi ancak İç Güvenlik Paketi’ndeki o maddeler geçmişti, nasıl eklenecek” sorusunu Müezzinoğlu, “Geçen maddelerin içinde zaten var, bu” diye yanıtladı.

Söz konusu düzenlemenin, pakette doğrudan sağlık çalışanları cümlesiyle yer almadığını ifade eden Müezzinoğlu, şöyle konuştu:

“Ama  şiddet uygulanan ortamlar ve çalışma ortamını bozan durumlarda, mesela acillerde çalışma ortamını bozuyor, kapıyı kırıyor, pencereyi indiriyor ama çalışana şiddet uygulamamış. Onlarda dahi polise 24 saat gözaltına alma, bu organize olursa, yani bir bölgeden 15-20 kişi geldi ve darmadağın ediyor, nereyi bizim acil servisi, ama herhangi bir sağlık çalışanına dokunmamış, bu da yine çalışma ortamını, hizmet verme ortamını bozanları, bir de çalışma ortamında sağlık çalışanınaşiddet uygulayanları 24 saat gözaltına alma maddesi geçti.”

Müezzinoğlu, “Sadece sağlık çalışanı olarak belirtilmediği için tüm kamudakileri mi kapsıyor” şeklindeki soru üzerine ise bunu, İçişleri Bakanlığının yönetmeliklerinin belirleyeceğini söyledi.

Başka bir gazetecinin, “Keyfi uygulamalara yol açma gibi kaygınız yok mu, yani geniş tanım olduğu için soruyorum” ifadesi üzerine Müezzinoğlu, şunları kaydetti:

“Maddeyi birlikte incelersek, orada düzeni bozan, bizim hizmet düzenimizi bozan, nedir, acilde şiddet uyguluyor veya yoğun bakımın çalışma ortamını bozuyor, burada biz sağlık hizmeti veriyoruz. Dolayısıyla bu kapsamın içinde bunlar değerlendirilip, yönetmelikler şekillendirilecek.”

Sağlık çalışanlarına yönelik açıklanan müjdeler

Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından sağlık çalışanlarına verilen bazı müjdelerin, seçim öncesi açıklandığının belirtilerek, bunun bir seçim yatırımı olarak algılanıp algılanmayacağının sorulması üzerine Müezzinoğlu, şöyle konuştu:

 “Geçen sene bugünlerde yapsaydık seçim yatırımı demeyecek miydin? Geçen sene Haziran’da yapmış olsaydık seçim yatırımı denmeyecek miydi? Bu ülkede neticede ortama 1,5 yılda seçim yapılıyor. Bütçenin imkanları çerçevesinde 14 Mart Tıp Bayramı’nı da merkeze alarak bir çalışma yaptık. Dolayısıyla 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle derseniz kabul ederim ama seçim yatırımı derseniz kabul etmem. Çünkü 12 yıllık iktidar döneminde, 9 defa seçim yapmışız. O zaman hiçbir iyileşme yapmamamız gerekir ki seçim geliyor denmesin. Bu algı yönetimini doğru bulmuyoruz. Ülke imkanlarını, tüm insanımıza günü gelince en iyi şekilde yansıtma gibi derdimiz var.”

Müezzinoğlu, nöbet ücretlerinin yüzde 50 iyileştirilmesi,hekimlerin memuriyette 70 yaşına kadar mesleklerini icra edebilmesi, yıpranma payıyla ilgili çalışmaların yapıldığını söyleyerek, “İnşallah imkanlar verdiğinde daha fazlasını veririz” dedi.

O çağrıların karşılığı yok

14 Mart Tıp Bayramı’nda sağlık çalışanlarının özlük haklarındaki sıkıntıları dolayısıyla boykot çağrıları yapıldığının anımsatılması, bununla ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine Müezzinoğlu, hükümet olarak bütün sağlık çalışanlarının yanında olduklarını söyledi.

Müezzinoğlu, yapabileceklerinin en idealini, bu ülkenin tüm çalışanlarına olduğu gibi, sağlık hizmeti sunanlara da 12 yılda yaptıklarını belirterek, “Birileri tabii ki rahatsız oluyor. Rahatsız olanlar da tahrik etmek istiyor. Onlar sokağa çağırıyor, biz hizmete çağırıyoruz. Onlar sokakta olanlarla yürümek istiyor, biz milletle hizmet edenlerle yürüyoruz. Yine hizmet edenlerle daha güzel hizmet yapma adına yürüyüşümüz devam edecek. O çağrıların karşılığı yok. Onlar da onu bilsin” diye konuştu.

(AA)

.

Bahis Forum Bahis siteleri Full Hd Film İzle instagram takipci hilesi Döşemelik kumaş döşemelik kumaş isim hakki almak football predictions bahis forumu esenboğa transfer esenboğa transfer bebek giyim kürtaj kürtaj izmir hosting
Seo
seo firmalari
backlink paketleri